Kategori arşivi: EĞİTİM

Eğitim süreleri değişiyor

Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde dün öğle saatlerinde başlayan şiddetli lodos, bazı küçük balıkçı tekneleri batırırken, ahşap iskeleler parçalandı, feribot seferleri iptal edildi. Muğla’da bugün eğitime bir gün ara verildiği açıklandı

Saatteki hızı 80 kilometreyi bulan şiddetli lodos Bodrum’da hayatı olumsuz etkiledi. Turizm sezonunun başında tatil için gelen Hollanda ve Danimarkalı turistler otellerinden çıkamazken Bitez, Ortakent-Yahşi ve Turgutreis Beldeleri sahilindeki bazı küçük balıkçı kayıkları battı, işyerlerini su bastı, iskeleler hasar gördü.

Amatör balıkçılar, teknelerini kurtarmak için saatlerce uğraşmak zorunda kaldı. Fırtına, bazı işyerlerinin tabelaları ile evlerin çatı ve teraslarındaki güneş enerji sistemlerinien de zarar görmesine neden oldu.

Bugün yapılması gereken Bodrum – İstanköy (Kos) ve Bodrum-Datça feribot seferleri dalga yüksekliğinin açık denizde 5 metreyi aşması üzerine karşılıklı olarak iptal edildi. Güllük Limanı’ndan İsrail’e maden götüren kuru yük gemileri de çareyi Bodrum koylarına sığınmakta buldu.

Amatör balıkçı Hakan Özbaylan (26), “Fırtına halatlarını kopardığı teknelerin batmasına neden oldu. Önceden tedbir alınması sayesinde az hasarla kurtardık” dedi. Güllük Limanı’ndan İsrail’e maden götüren kuru yük gemileri ise çareyi Bodrum koylarına sığınmakta buldu.

Şiddetli lodosun bugünden itibaren sağanak yağış ile birlikte iki gün daha etkisini sürdüreceği belirtilirken, belediyeye zabıta ve itfaiye ekipleri alarma geçirildi.

MUĞLA´DA EĞİTİME BİR GÜN FIRTINA TATİLİ

Muğla Valiliği tarafından yapılan açıklamayla, olumsuz hava şartları ve beklenen fırtına nedeniyle il genelindeki tüm okullarda bugün için eğitime bir gün ara verildiği kaydedildi. Ayrıca, kamu kuruluşlarında çalışan hamile kadınların da izinli olduğu belirtildi.

Muğla Valiliği tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Devlet Meteoroloji İşleri Antalya Bölge Müdürlüğü’nden alınan şiddetli fırtına ve yağış ikazının 14 Mart 2013 itibaren ilimiz genelinde günlük yaşantıyı olumsuz etkileyeceği bildirildiğinden, ilimiz genelindeki tüm ilkokul, ortaokul ve liselerle bu kapsamda faaliyet gösteren özel okulların Cuma günü bir gün süreyle tatil edilmesine, aynı kapsamda, kamu iş yerlerinde çalışan engelli ve hamile görevlilerin de bir gün süreyle idari izinli sayılmalarına Valiliğimizce karar verilmiştir.”

Bartın’da okullara lodos tatili

Bartın’da bugün etkili olması beklenen lodos nedeniyle il genelindeki tüm okullar tatil edildi

Bartın Valiliği’nden yapılan açıklamada bugün sabah saatlerinden itibaren Bartın’da etkili olması beklenen lodos nedeniyle il genelindeki tüm okullar tatil edildi.

Bartın Valisi Bülent Savur çocukların can güvenliğini düşündüklerini belirterek, “Meteorolojiden aldığımız bilgiler doğrultusunda sabah saatlerinde etkili olacak lodos fırtınasının saatteki hızı 60-80 kilometreye, zaman zaman da 120 kilometreye çıkacak. Öğrencilerimizin can ve mal güvenliğini düşünerekten il genelindeki bütün okulların tatil edilmesine karar verdik” dedi.

Vali Savur olası acil durumlara karşı sabah saat 06.00’dan itibaren İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde kriz masası oluşturulacağını açıkladı

Yine okul sütü zehirledi

ÖSYM, sınav salonlarında yaşananları “dijital saat” görünümlü kameralarla kayıt altına alacak. Saatin içine yerleştirilen kameralar, ilk kez 24 Mart’taki YGS’de kullanılacak.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), sınavlarda güvenliği sağlamak için son yıllarda artırdığı önlemlerine “dijital saat” görünümlü kameraları da ekleyecek.

ÖSYM, “adil ve güvenli bir sınav sistemi” oluşturmak için aldığı önlemlere ekleyeceği kameralı güvenlik sistemiyle sınav salonlarında yaşananları kayıt altına alacak.

Sınav kurallarının ihlal edilmesini engellemek amacıyla geçen yıl başlatılan projeyle rastgele seçilen 28 bin 600 salona kamera yerleştirildi. ÖSYM, dijital saat görünümlü kameraları ilk kez 24 Mart’ta yapılacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) kullanacak.

Sadece sınav esnasında kayıt yapacak kameraların görüntüleri, sınavın ardından ÖSYM’de oluşturulan komisyonca tek tek izlenecek. Kural ihlali yaptığı tespit edilenler ÖSYM Yönetim Kurulu’na sunulacak. Kurallara uymadığı kanaatine varılan adayların sınavları geçersiz sayılacak.

Adaylara salonda kamera olduğu bildirilecek

Görüntülü tedbire ilişkin adaylara önceden bilgi verilecek. Dağıtılan soru kitapçıklarında “Bulunduğunuz salon kamerayla izlenmektedir” uyarısı yer alacak. Uygulama 2013 yılında artırılarak devam edecek.
Adayların sınav boyunca uyması gereken kurallar ÖSYM’nin hazırladığı kamu spotlarıyla hatırlatıldı ve sınav salonlarının kamerayla takip edildiği bu spotlarda da belirtildi.

O ilde okullar tatil edildi

Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve Parasız Yatılı ve Bursluluk Sınavı (PYBS) başvuruları yarın sona erecek.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı 2013 -SBS ve 2013-PYBS başvuru kılavuzlarına göre, 8. sınıf öğrencilerinin gireceğiSBS ile 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerinin gireceği PYBS’ye giriş belgeleri 27 Mayıs’ta dağıtılacak.

2013-SBS’nin başvuru işlemleri e-Okul sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Polis kolejine başvuracak öğrenciler ise başvuru işlemlerini Emniyet Genel Müdürlüğünün internet sitesinden takip edebilecek.

Sınava başvuracak öğrencilerin bankaya sınav ücretlerini yatırmadan önce e-Okul sistemindeki bilgilerinin güncel olup olmadığını okul müdürlüklerinden kontrol ettirmeleri gerekiyor. 10 lira olan sınav ücreti, Ziraat, Vakıflar ve Halk bankalarının ilgi hesaplarına veya bu bankaların internet şubelerine yatırılabilecek.

SBS, 8 Haziran’da yapılacak, sonuçları ise 12 Temmuz’da açıklanacak.

PYBS 8-9 Haziran’da

PYBS ise 5, 6, 7, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri için 9 Haziran’da, 8. sınıf öğrencileri için ise 8 Haziran’da yapılacak.

PYBS’ye başvuracak adayların da e-Okul sisteminde kayıtlı ve bilgilerinin güncel olması gerekiyor.

PYBS sonuçları 16 Temmuz’da, www. meb.gov.tr ve oges.meb.gov.tr adreslerinden açıklanacak. 8, 9, 10. ve 11. sınıfların parasız yatılılık için pansiyonlu okul tercihleri 22 Temmuz-2 Ağustos arasında alınacak. Yerleştirme sonuçları ise 22 Ağustos’tan itibaren internetten ilan edilecek.

Öğrenciler sınav kılavuzuna www.meb.gov.tr ve www.oges.meb.gov.tr adreslerinden ulaşabilecek.  

ÖSYM’de yeni dönem

Yükseköğretime Geçiş Sınavı yarın yapılacak; sınavda bu yıl ilk kez, adaylara din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden de soru yöneltilecek.

2013 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’nin (ÖSYS) ilk aşaması olan 2013-YGS’ye girmek için 1 milyon 851 bin 326 aday başvurdu. YGS, yarın tüm yurtta ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki 167 sınav merkezinde, 100 bin 452 sınav salonunda tek oturumda yapılacak. Saat 10.00′da başlayacak sınav, 160 dakika sürecek.

Kimlik ve güvenlik kontrolleriyle salona giriş işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için adayların sınava girecekleri binanın kapısında en geç saat 09.00′da hazır olmaları ve yanlarında sınav giriş belgesini bulundurmaları gerekiyor.

Sınav giriş belgesinin ön yüzünde ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler hariç ön ve arka yüzünde herhangi bir yazı, resim, işaret bulunan adayların sınavı geçersiz sayılacak. Adaylardan, sınava giriş belgesinin yanı sıra nüfus cüzdanı veya pasaport gibi tanıtıcı kimlikleri de sorulacak.

Hiçbir eşya emanete alınmayacağından adayların sınav binalarına bu belgeler dışında herhangi bir eşya, araç-gereç getirmemeleri gerekiyor. Sınav binaları ve salonları ÖSYM tarafından kurulacak güvenlik kameraları ile izlenebilecek. Kamera kayıtları, gerektiğinde kanıt olarak kullanılacak

”Din ve Ahlak”tan 5 soru

YGS’de ortak müfredata dayalı Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimleri testleri yer alacak. Adaylar, güncel öğretim programlarından sorumlu olacak.

Sosyal bilimler testinde, ortaöğretim kurumlarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersini almak zorunda olmayan veya farklı müfredat ile eğitim gören öğrenciler, din kültürü ve ahlak bilgisi sorularından muaf tutulacak. Bu öğrencilere din kültürü ve ahlak bilgisinden 5 soru yerine, YGS’de sosyal bilimler testinde yer alan felsefe alanından 5 soru sorulacak.

Giriş belgeleri yarın yayınlanacak

Üniversiteye girişte ilk aşama sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), yapıldı. Sınavda 1 milyon 851 bin 326 aday ter döktü.

YGS, tüm yurtta 167 sınav merkeziyle KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da, 100 bin 452 sınav salonunda, 282 bin görevlinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Sınava, üniversitede okumak isteyen 1 milyon 851 bin 326 aday katıldı. Sınav saat 10.00′da başladı ve tek oturumda 160 dakika sürdü.

YGS’de ortak müfredata dayalı Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimleri testleri yer aldı. Adaylar, güncel öğretim programlarından da sorumlu tutuldu. Bu yıl YGS’de adaylara 40 Türkçe, 15 tarih, 12 coğrafya, 8 felsefe, 5 din kültürü ve ahlak bilgisi, 40 temel matematik, 14 fizik, 13 kimya ve 13 biyoloji sorusu yöneltildi.

YGS sosyal bilimler testinde, ortaöğretim kurumlarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersini almak zorunda olmayan veya farklı müfredatla eğitim gören öğrenciler, din kültürü ve ahlak bilgisi sorularından muaf tutuldu.

Bu öğrencilere din kültürü ve ahlak bilgisi soruları yerine YGS’de sosyal bilimler testinde yer alan felsefe alanından 5 soru soruldu. Sosyal bilimler testinde, toplam 45 soru yer aldı.

YGS sonuçları ”http://sonuc.osym.gov.tr” internet adresinden öğrenilebilecek. Adaylara sonuç belgesi gönderilmeyecek.

Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) 22-29 Nisan 2013 tarihleri arasında başvurulacak. Sınav, 15-16 Haziran ve 22-23 Haziran tarihlerinde 5 oturumda gerçekleştirilecek. Adaylar başvuru tarihinde girmek istediği her bir LYS için 25 lira ücret yatıracak.

LYS-4: Lisans Yerleştirme Sınavı-4 (Sosyal Bilimler) 15 Haziran’da, LYS-1: Lisans Yerleştirme Sınavı-1 (Matematik) ile LYS-5: Lisans Yerleştirme Sınavı-5 (Yabancı Dil) 16 Haziran’da, LYS-2: Lisans Yerleştirme Sınavı-2 (Fen Bilimleri) 22 Haziran’da, LYS-3: Lisans Yerleştirme Sınavı-3 (Edebiyat-Coğrafya) 23 Haziran’da yapılacak.

 

 

 

Hangi illerde okullar tatil?

Afyonkarahisar’da kardeşinin yerine Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) giren üniversite öğrencisi gözaltına alındı.

YGS’ye Afyon Lisesi’nde sınava girecek olan Recep İ. (21) sınavdan bir kaç gün önce İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’ne giderek, kimliğini kaybettiğini ve yeni kimlik çıkartmak istediğini belirtti. Ağabeyi Resul İ’nin (23) de fotoğrafını yanında getiren Recep İ, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü çalışanlarına kendi fotoğrafı yerine ağabeyinin fotoğrafını işlettirdi.

Sınav saati öncesinde, okul bahçesinde iki kardeşin şüpheli hareketlerde bulunması, okulda görevli polislerin dikkatini çekti. Recep İ, sınavdan önce okul bahçesinden ayrılırken, Resul İ. ise kardeşinin yerine sınava girdi.

Polis ekiplerinin salon görevlilerine durumu bildirmesinin ardından sınav esnasında gerçekleştirilen kontrollerde sahtekarlık yaptığı öne sürülen Resul İ, salon görevlileri tarafından sınıftan çıkarılarak hakkında tutanak tutuldu.

Resul İ, sınavın sona erip öğrencilerin dağılmasının ardından polisler tarafından gözaltına alındı.

 

İlk kez YGS’de kullanılacak

Kayseri’de YGS’ye giren oğlunu beklerken fenalaşan baba hayatını kaybetti.

Turan Salur, YGS’ye girecek oğlu Ali Can Salur ile eşi Ayşe Salur’u, Erciyes Üniversitesi Sivil Havacılık Meslek Yüksekokulu’na bıraktıktan sonra yerleşke yanındaki özel hastanenin bahçesine aracını park etti.

Eşiyle yerleşkede bir süre bekleyen ve sınav bitimine doğru aracını almaya giden 45 yaşındaki Turan Salur’un dönmemesi üzerine hastane bahçesine giden anne ile oğlu, Turan Salur’u bahçe duvarının yanında hareketsiz yatarken bulunca 112 Acil Servis’i aradı. Sağlık ekiplerinin incelemesinde, Turan Salur’un öldüğü belirlendi.

Bu sırada fenalaşan Ali Can Salur, ambulansla Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Turan Salur’un komşusu Mehmet Aki, ”Sabah beraberdik. Çocukları sınava getirdik. Turan Salur, ‘arabanın yanına gidiyorum’ dedi, bir daha da gelmedi. Hanımı ve çocuğu, arabanın yanına geldiklerinde cesedi görmüşler” dedi. Salur’un cenazesi, polis ve sağlık ekiplerinin incelemesinin ardından hastane morguna kaldırıldı. 

YGS’ye girecekler dikkat!

Yükseköğretime Geçiş Sınavı yarın yapılacak; sınavda bu yıl ilk kez, adaylara din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden de soru yöneltilecek.

2013 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’nin (ÖSYS) ilk aşaması olan 2013-YGS’ye girmek için 1 milyon 851 bin 326 aday başvurdu. YGS, yarın tüm yurtta ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki 167 sınav merkezinde, 100 bin 452 sınav salonunda tek oturumda yapılacak. Saat 10.00′da başlayacak sınav, 160 dakika sürecek.

Kimlik ve güvenlik kontrolleriyle salona giriş işlemlerinin zamanında yapılabilmesi için adayların sınava girecekleri binanın kapısında en geç saat 09.00′da hazır olmaları ve yanlarında sınav giriş belgesini bulundurmaları gerekiyor.

Sınav giriş belgesinin ön yüzünde ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler hariç ön ve arka yüzünde herhangi bir yazı, resim, işaret bulunan adayların sınavı geçersiz sayılacak. Adaylardan, sınava giriş belgesinin yanı sıra nüfus cüzdanı veya pasaport gibi tanıtıcı kimlikleri de sorulacak.

Hiçbir eşya emanete alınmayacağından adayların sınav binalarına bu belgeler dışında herhangi bir eşya, araç-gereç getirmemeleri gerekiyor. Sınav binaları ve salonları ÖSYM tarafından kurulacak güvenlik kameraları ile izlenebilecek. Kamera kayıtları, gerektiğinde kanıt olarak kullanılacak

”Din ve Ahlak”tan 5 soru

YGS’de ortak müfredata dayalı Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimleri testleri yer alacak. Adaylar, güncel öğretim programlarından sorumlu olacak.

Sosyal bilimler testinde, ortaöğretim kurumlarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersini almak zorunda olmayan veya farklı müfredat ile eğitim gören öğrenciler, din kültürü ve ahlak bilgisi sorularından muaf tutulacak. Bu öğrencilere din kültürü ve ahlak bilgisinden 5 soru yerine, YGS’de sosyal bilimler testinde yer alan felsefe alanından 5 soru sorulacak.

Geri adım mı atıldı?

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, serbest kıyafet uygulamasının zorunlu tutulmayacağını, veli kararı ile formaya devam edilebileceğini açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sivas’ta devlet okulunda velilerin serbest kıyafet uygulamasına karşın formaya devam kararı almasını örnek gösterdi. “Başka okullar da bu yönde karar alabilir. Mevcut yönetmelikte bu konuda bir yasak yok” dedi.

Bakan Avcı Meclis’te, gelecek yıldan itibaren uygulanması beklenen serbest kıyafete ilişkin soruları yanıtladı. Avcı tıpkı özel okullarda olduğu gibi devlet okullarında da serbest kıyafet kararını velilerin verebileceğini söyledi. Nabi Avcı bunun önünde herhangi bir mevzuat engeli bulunmadığını dile getirdi.

Mili Eğitim Bakanı’nın bu mesajı , gelecek yıldan itibaren başlaması öngörülen serbest kıyafet uygulamasının her devlet okulu için zorunlu tutulmayacağı, veli kararı ile formaya devam edilebileceğine işaret etti.

Twitter’ın yeni fenomeni

Geçen hafta yapılan kabine değişikliğinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na atanan Nabi Avcı adına bugüne kadar twitterda 10 sahte hesap açıldı.

Açılan sahte hesaplar 44 bin takipçiye ulaştı.Hesaplar arasında yer alan ve kısa sürede 7 bini aşkın takipçiye ulaşan @MEBNabiAvci şeklindeki hesaba çok sayıda milletvekili, bürokrat, basın mensubu tebrik mesajları attı. Sahte hesapta paylaşılan fotoğraflar ve mesajlar, sosyal medyada geniş yankı buldu.

Başbakan’a teşekkürle başladı

Sahte hesabı açan kişi ”Takdirlerinden ötürü Sayın Başbakanımız Erdoğan’a teşekkürü bir borç bilirim” şeklinde başladığı tweetlerini sürdürdü.

Milli Eğitim Bakanı Avcı’nın seçim bölgesi Eskişehir’deki bir pazarda tarhana satan tezgahın başında çekilmiş fotoğrafını da paylaşan sahte hesabı açan kişi, profilde hesabın sahte olduğunu belirtmesine rağmen bir hafta içerisinde takipçi sayısı hızla artarak 7 bini geçti.

Bakan Avcı adına açılan ”@ProfDrNabiAvci” şeklindeki twitter hesabının takipçileri ise herhangi bir tweet paylaşılmış olmamasına rağmen yaklaşık 35 bin kişiye ulaştı.

Bakanlık tarafından açılmadı

Milli Eğitim Bakanlığı yetkileri, Bakan Avcı adına açılan Twitter hesaplarının sahte olduğunu, Bakan veya Bakanlık yetkilileri tarafından hiçbir twitter hesabı açılmadığını bildirdi.

Bu hesaplarda yazılanlara itibar edilmemesini isteyen yetkililer, Bakan Avcı adına bir twitter hesabı açılmasının söz konusu olmadığını belirttiler.

Atama bekleyene kötü haber

Milli Eğitim Bakanı Avcı, Şubat ayında açıktan atama yapılmayacağını söyledi.

 

TBMM Genel Kurulu’nda, Diyarbakır’da ”Selahaddin Eyyubi Üniversitesi” adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmasını öngören yasa tasarısı görüşülüyor.

Görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Avcı, eğitimde 4+4+4 sistemine geçildikten sonra, ilkokul birinci sınıfta okutulan bazı kitapların iade edildiğine ilişkin bilginin doğru olmadığını ifade etti.

Avcı, ”Şubat ayında açıktan atama yapılacak mı?” sorusuna, ”Bu soruya ‘evet’ demeyi çok isterdim. Maalesef Şubat ayında böyle bir atama söz konusu olmayacak. Daha önce ilan edilen Ağustos programına sadık kalınacak. Bu sene sınavlar aynı zamanda alan bilgilerini de içerecek. Şubat ayında yapılacak her atama, alan sorularını da içeren sınavlara girecek olan gençlerin kontenjanından düşüleceği anlamına gelir. Bu da kendi içinde haksız uygulama olabilir” diye konuştu.

 Avcı, başka bir soruyu yanıtlarken, Türkiye’de hiçbir üniversiteye herhangi bir ayrımcılık uygulanmadığını kaydetti. Bakan Avcı, üniversitelerin, alt yapılarını gereği gibi kullanma, çevre ve bölgeleriyle işbirliği konusunda bir zafiyetlerinin söz konusu olduğunu belirterek, ”Bunları çok iyi yapan üniversitelerimiz de var. Ama bazı üniversiteler ya da bazı bölümler, bir tür ‘fil dişi kule’ havası içinde çalışmalarını sürdürüyorlar” dedi.

Bakandan atama açıklaması

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmen atamaları ve yer değiştirme taleplerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmen atamaları ve yer değiştirme taleplerinin ağustos ayında gerçekleştireceklerini belirterek, ”Bugünlerde şubat ataması ve özür talepleri üzerinden yürütülen mücadelenin aslında AK Parti’ye ve Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik siyasi bir muhalefet çabası olduğunu görüyorum” dedi.

Bakan Dinçer, ”Okul müdürü atamasında yine hizmet puanını esas alacağız. Daha sonraki yıllarda bu durum kariyer basamaklarıyla da ilişkilendirilecek. Ayrıca yazılı imtihan yapacağız ve bir mülakata tabi tutacağız. Sonra da başarılı olan üç kişi arasından il milli eğitim müdürü veya valinin seçeceği bir atama gerçekleştireceğiz” diye konuştu. 

Yandı bitti kül oldu!

Galatasaray Üniversitesi kampüsündeki tarihi ahşap binada dün gece çıkan yangın büyük çapta maddi hasara neden oldu.

Üniversitenin Ortaköy’deki kampüsünde bulunan tarihi ahşap binada çıkan yangına, Sarıyer, Beşiktaş, Şişli ve Beyoğlu İtfaiyesi ekipleri 47 araç ve 110 personelle müdahale etti. Kıyı Emniyeti’ne ait 3 söndürme gemisi de denizden söndürme çalışmalarına destek verdi. Çevreye sirayeti önlenerek kontrol altına alınan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 7 saatlik çalışmasıyla söndürüldü.

Yangın sonucu, binanın çökme meydana gelen çatısında ve yangının başladığı 3. katta büyük çapta maddi hasar oluştu. Yangında binadaki malzemeler ve tarihi olduğu belirtilen bazı kitaplar da zarar gördü.

Olay kaza

Yangın söndürme çalışmalarının yapıldığı üniversitenin Ortaköy’deki kampüsüne gelen Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal ile Prof. Dr. İlber Ortaylı yetkililerden bilgi aldı.

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, ”Kaza ‘geliyorum’ demiyor. Aldığımız ön bilgilere göre, olay tamamen bir kazadır” dedi.

İlber Ortaylı da yangının, Siyasal ve İdari Bilimler ile Ekonomi bölümlerinin bulunduğu üst katta çıktığını anlatarak, buranın binanın en süslü bölümü olduğunu kaydetti.

Binada bulunan seminer kitaplığının durumunun iç açıcı olmadığını bildiren Ortaylı, ”Yangından kurtulan kitap olsa da suyla yok olacaklardır. Ne kadar bir hasar var, yarın sabah öğreneceğiz. Sonra da kitapların envanterini çıkaracağız. 6 bin önemli kitap vardı. Çok nadide kitaplara fazla bir şey olmadı” ifadelerini kullandı.

Gece havadan müdahale imkanı yok

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, çatının bir altındaki katta yer yer hasarlar bulunduğunu ancak diğer iki katıyla ilgili önemli bir zayiat olmadığını söyledi.

Vali Mutlu, bu tür yangınların temel nedeninin elektrik, bilgisayar tesisatı olabildiğini dile getirdi.

Vali Mutlu, yangına havadan müdahale edilememesiyle ilgili soru üzerine, ”Türk Hava Kurumu başta olmak üzere, bu tür yangınlara müdahale edebilecek söndürme helikopterleri ve uçakları olan kurumlarımızda gece müdahale imkanı yoktur” dedi.

Sorular çalındı sınav iptal

Dicle Üniversitesi’nde bugün yapılması planlanan ve 150 kontenjan ayrılan Kürtçe Tezsiz Yüksek Lisans sınavı, sınav sorularının internette yayınlanması üzerine yarına ertelendi.

Sabah saatlerinde, sınavın yapılacağı Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi’ne gelen adaylar, sınav sorularının bazı kişilerin elinde olduğunu görünce tepki gösterdi. Okula gelen yetkililerin, sınavın yarına ertelendiğini belirtmesi üzerine yaklaşık bin aday Rektörlük binasına doğru yürüyüşe geçti.

Öğrencilerin bulunduğu yere gelen Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aslan Bilici, polis megafonuyla yaptığı konuşmada, duymayı arzu etmedikleri, hoş olmayan bir şeyle karşı karşıya kaldıklarını ve bunun arzu etmediği bir şey olduğunu söyledi.

Yıllardır arzu ettikleri, hayal ettikleri bir şeyi Dicle Üniversitesi’nde gerçekleştirmek üzere olduklarını belirten Bilici, şöyle dedi:

 ” Kurmanci ve Zazaki olmak üzere iki alanda sınav yapılacaktı. Bu sabah öğrendiğimiz kadarıyla, internette Zazaki ile ilgili birtakım sorular ilan edilmiş. Elimizdeki kitapçıkla karşılaştırdık. Yayınlanan sorular ham sorular ve bütün hocalardan gelen sorular değil. Zazaki olan kısmın kitapçığını sizlerle paylaşacağız. Sizler de orada göreceksiniz internette 43 soru var şu anda yayınlanan. Webde yayınlanan bu 43 sorudan sadece 33′ünü kitapçığımıza koymuşuz.

Ama Kurmanci ile ilgili olan sorularda şu anda bir sızma yok. Eğer sızacak olsa onlar da şimdiye kadar sızmış olurdu. Soruları kendi hocalarımız hazırladı. Bugün böyle bir delil var sınavı iptal ettik.” 

YDS için örnek sorular

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nda (YDS) sorulabilecek örnek soruları yayımladı.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nda (YDS)  ÖSYM’den yapılan yazılı açıklamada, yılda iki kez yapılacak YDS’nin ilk uygulamasının 7 Nisan’da planlandığı bildirildi.

Açıklamada, sınavda sorulacak sorular hakkında fikir vermesi amacıyla, Almanca, Fransızca ve İngilizce dillerinde örnek sorular hazırlandığı kaydedildi.
Sorulara ÖSYM’nin web sayfasından ulaşılabilecek. 

Cuma günü karne günü

17 Eylül 2012′de başlayan 2012-2013 eğitim öğretim yılının ilk yarısı, 25 Ocak’ta sona erecek. Okulla bu yıl tanışan 66-72 aylık yaklaşık 1 milyon 600 bin birinci sınıf öğrencisi de ilk kez karne alacak.

700 bin öğretmen ve 17 milyon öğrenci, 2 haftalık yarıyıl tatilinin ardından 11 Şubat’ta ders başı yapacak. Eğitim öğretim yılının ikinci yarısı 14 Haziran 2013′te sona erecek.

İkinci dönem, ortaokul öğrencileriyle lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav takvimine göre, 8. sınıflar için Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ile Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı 8 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek.

Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı 5, 6, 7, 9, 10 ve 11. sınıflar için ise 9 Haziran Pazar günü yapılacak. Lise son sınıf öğrencileri, üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) 24 Mart Pazar günü girecek.

Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları’na (LYS) 22-29 Nisan 2013 tarihleri arasında başvurulacak. Sınavlar, 15-16 Haziran ve 22-23 Haziran tarihlerinde 5 oturumda gerçekleştirilecek. 2013-2014 eğitim öğretim yılı ise 16 Eylül Pazartesi günü başlayacak.

Üniversitelilere kötü haber

Üniversite öğrencilerine YÖK’ten kötü bir haber geldi. Hazırlanan YÖK yasa taslağına, 4 yıllık üniversiteleri 7 yılda bitiremeyen öğrencilerden katkı payı alınacağına yönelik bir madde eklendi.

Üniversitelerde 4 yıllık eğitimini 7 yılda bitiremeyen öğrencilere YÖK’ten kötü haber geldi.

YÖK’ün Milli Eğitim Bakanlığı’na sunduğu taslak metninde, üniversitelerin gelir kaynakları arasında devlet katkı payı, hazine yardımı gibi kalemlerin yanı sıra öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretleri de yer aldı.

Taslak metninin 36. maddesine, öğrenim ücretleri ve katkı paylarının “öğrencinin 4 yıllık eğitimini 7 yıl içinde tamamlayamaması durumunda alınacağı” maddesi eklendi. Taslak bu haliyle yasalaşırsa, 4 yıllık lisans programı okuyan öğrenciler, eğitimlerini 7 yıl içinde biteremezlerse yeniden katkı payı ödemeye başlayacaklar.

Yasaya göre bu katkı paylarını da Bakanlar Kurulu belirleyecek.

Öğrencilerden normal eğitim sürelerinde herhangi bir öğrenim ücreti ve katkı payı ise alınmayacak.

9 Ağustos 2012′de Resmi Gazete’de yayınlanan kararname ile birinci öğretim ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora öğrencilerinin ödeyeceği harç paraları kaldırılmıştı.

Okullara çatışma tatili!

Suriye’nin Haseke kentine bağlı Ra’sulayn ilçesindeki olaylar nedeniyle Ceylanpınar’da eğitime bir gün ara verildi.

Büyük ölçüde Özgür Suriye Ordusu’nun kontrolündeki Ra’sulayn’da başlayan çatışmalar üzerine sınırdaki Ceylanpınar ilçesinde okullarda eğitime ara verilmesi kararlaştırıldı. Gece boyunca belediye hoparlörlerinden, Kaymakamlığın aldığı karar doğrultusunda, ”Ra’sulayn’daki çatışmalar üzerine yarın okullarda eğitim ve öğretime ara verilmiştir” denildi.

Ceylanpınar Kaymakamı İbrahim Çenet, ”Öğrenci ve öğretmenlerin güvenliği dikkate alınarak eğitime ara verilmesine karar verildi” diye konuştu.

Türkiye sınırındaki Ra’sulayn’ın denetimi iki ay önce ordu birlikleriyle çıkan şiddetli çatışmaların ardından Özgür Suriye Ordusu’na geçmiş, bölgedeki olaylar nedeniyle Ceylanpınar’da zaman zaman eğitime ara verilmişti. 

Diploma skandalı!

KASTAMONU’da yaşanan ‘sahte öğretim üyesi’ skandalı, popüler bilgisayar korsanı grubu ‘RedHack (Kızıl Hackerler)’ sayesinde ortaya çıktı.

Grup, YÖK’e yönelik siber saldırıda ele geçirdiği 10’a yakın üniversiteye ilişkin belgeleri ‘Twitter’ üzerinden paylaştı. Binlerce belge arasında yer alan dosyalardan biri de Kastamonu Üniversitesi’ne ilişkindi.

Soruşturma raporları ve davalara konu olan 396 sayfalık dosyanın baş aktörü, Hatay Altınöz nüfusuna kayıtlı Cuma Aydın’dı (33). Dosyadan elde edilen belgelere göre olay şu şekilde yaşandı:

SAHTE DİPLOMALI BAŞKAN

YÖK, Kastamonu Üniversitesi’ne öğretim üyesi alınacağı ilanı verdi. Açıköğretim Fakültesi’nden ‘terk’ olsa da bilgisayarlarla arası iyi olan Cuma Aydın, sahte diplomalarla başvuruda bulundu.

31 Kasım 2010’da üniversitenin yaptığı sınavı kazanan Aydın’ın öğretim üyeliğine atama kararnamesi, 27 Aralık’ta imzalandı. Cuma Aydın, 3 bin 300 lira maaş ile Araç Meslek Yüksekokulu (MYO) Bilgisayar Teknolojileri bölümünde derslere girmeye başladı.

Kısa süre sonra da, Araç MYO Bilgisayar Teknolojileri Bölümü’ne Bölüm Başkanı olarak atandı. Kastamonu Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay imzalı atama kararının tarihi 25 Şubat 2011’di. Sahte diplomayla kısa sürede bölüm başkanı olan Cuma Aydın’ı yakan ise, yaptığı bir ‘hata’ oldu. Aydın, bölüm başkanı olarak atanmadan kısa süre önce, 4 Ocak 2011’de, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) İskenderun Meslek Yüksek Okulu’na da başvuruda bulundu. MKÜ, Aydın’ı sınava almadan önce, ibra ettiği diplomaya göre, Teknik Eğitim Fakültesi’nden mezunu olduğu Fırat Üniversitesi’nden bilgi istedi.

‘BİZDE ÖYLE BİR İSİM YOK’

Fırat Üniversitesi başvurunun yapıldığı gün olan 11 Ocak’ta MKÜ’ye yanıt verdi: “Hayır bizde böyle bir isim öğrencilik yapmadı.” Bunun üzerine MKÜ Rektörlüğü, önce kendi içinde bir sorgulamaya gitti. Bünyesindeki MYO’ların ikisinden, Harbiye ve Antakya MYO’dan ‘kara’ haber geldi. Cuma Aydın, daha önce her iki MYO’da da ders vermişti.

Rektörlük durumu 18 Ocak 2011’de YÖK’e bildirdi. YÖK gelen yazıya ilişkin 23 Şubat’ta hem tüm üniversiteleri hem bakanlığı Cuma Aydın konusunda uyardı. YÖK’ün uyarı yazısına, aynı gün Kastamonu Üniversitesi’nden yanıt geldi: “Cuma Aydın öğretim üyemiz.”

Aynı süreçte Emniyet Genel Müdürlüğü de bilgilendirilmişti. 11 Mart’ta Cuma Aydın evinde gözaltına alındı. Evinde, Fırat Üniversitesi’ne ait 5 adet sahte diploma ve noter tasdikli çeşitli evraklar ele geçirildi. Cuma Aydın’ın gözaltına alınmasından bir gün önce, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay istifasını sunarak görevinden ayrıldı.

8 YIL HAPİS CEZASI

Kastamonu Üniversitesi’nin 4 yöneticisi Cuma Aydın olayı nedeni ile davalık olmaktan kurtulurken, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Aydın’a ilişkin kararını 14 Aralık 2011’de verdi. Bir süre tutuklu kalan Aydın’a 8 yıl hapis cezası verilmesine hükmetti. Yargılama sürecinde, Cuma Aydın’ın Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü’nü bile bitiremediği ortaya çıktı. Aydın’ın, MYO’larda öğretim üyeliğinden önce çeşitli özel okullarda bilgisayar derslerine girdiği de yargılama sürecinde belirlendi.

‘SAHTE BELGEYİ ANLAYAMAZDIK’

YÖK Denetleme Kurulu, olay üzerine dönemin Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Gökçebay, Genel Sekreter Mehmet Gemalmaz, Yardımcısı Nurten Çakıroğlu ve Personel Dairesi Başkanı Canan Şen hakkında soruşturma başlattı.

Hürriyet’ten Dinçer Gökçe’nin haberine göre, Prof. Gökçebay, ifadesinde, Cuma Aydın’ın sunduğu evrakın sahteliklerini ne kendisinin ne personelinin anlayabileceğini söyledi. Özeren’in, Prof. Gökçebay hakkında “yönetim görevinden alma”, diğer üç isim içinse bir ay maaş kesme cezası istediği rapor, YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’nın onayından geçti. Dosyanın 26 Temmuz 2012’de geldiği Danıştay Birinci Dairesi, geçtiğimiz 16 Ekim’de, 4 şüpheli hakkında kamu davasını açmaya yeterli delil olmadığı kararını oybirliği ile verdi.

YGS için son gün

Üniversiteye girişte birinci aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı için başvurular, bugün sona eriyor. Başvuru süresi uzatılmayacak.

2013 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’ne dün saat 13.45 itibarıyla 1 milyon 453 bin 304 adayın başvuru yaptığı, 1 milyon 618 bin 67 adayın ise başvuru sınav ücretini ilgili banka PTT iş yerlerine yatırdığı bildirildi. 

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nden (ÖSYM) yapılan açıklamada, sınav ya da sınavsız geçiş ücretini yatırmanın ÖSYS’ye başvuru için yeterli olmadığı vurgulandı ve ”İnternetten bireysel başvuru yapacak adayların başvurularının tamamlanabilmesi için başvuru ekranında ‘Başvurunuz sistem tarafından başarıyla tamamlanmıştır’ açıklamasını mutlaka görmeleri ve başvuru bilgilerinin bir dökümünü yazıcıdan edinmeleri gerekmektedir” denildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

”2013-ÖSYS’de sadece kendi alanları ile ilgili sınavsız geçiş hakkından yararlanmak isteyen mesleki ve teknik eğitim kurumları öğrencileri ve mezunları ile TÜBİTAK tarafından düzenlenen uluslararası bazı yarışmalarda birincilik, ikincilik veya üçüncülük elde ederek kendi alanları ile ilgili sınavsız geçiş hakkından yararlanmak isteyen adayların da başvuru süresi içinde sınavsız geçiş ücretini ödeyerek 2013-ÖSYS başvurularını kılavuzda belirtildiği şekilde tamamlamaları gerekmektedir. Sınavsız geçiş hakkı bulunan adaylar, isterlerse başvuru süresi içinde YGS sınav ücretini yatırarak YGS’ye girmek için de başvuru yapabileceklerdir.

Başvuru merkezlerinde yapılan başvuru işlemi sonrası adaya verilen şifre, adayın geçici şifresidir.

Adaylar, kendilerine verilen geçici şifreyi 2013-ÖSYS başvuru süresi içinde ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden değiştirmeli ve başvuru bilgilerini başvuru süresi içinde ÖSYM’nin aday işlemleri sisteminden kontrol etmelidir. Şifre, hem bu sınavın bütün aşamalarında hem de adayın sonraki yıllarda ÖSYM ile ilgili elektronik ortamda yapacağı bütün işlemlerde gerekli olacağından aday tarafından özenle korunmalı ve kesinlikle kimseyle paylaşılmamalıdır.

24 Mart 2013 tarihinde yapılacak YGS için başvuru sonuçlarına bağlı diğer hazırlık çalışmalarının hemen başlaması zorunlu olduğundan 2013 ÖSYS başvuru süresi uzatılmayacaktır.” 

Öğrenciye oy hakkı yok!

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) sunulan yeni Yükseköğretim Yasa Tasarısı taslağının internet sitesinde kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Çetinsaya ‘hukuki sonuçları olabileceği’ gerekçesiyle öğrencilere oy hakkı vermeyi düşünmediklerini söyledi.

Prof. Dr. Çetinsaya, yeni Yükseköğretim Yasa Taslağı önerisine ilişkin soruları yanıtladı. Yaklaşık iki yıl süren uzun bir çalışmayı YÖK olarak son aşamaya getirdiklerini belirten Çetinsaya, bundan sonra yeni bir yolculuk başladığını söyledi.

Çetinsaya, göreve geldiğinde hazırlanan yasa taslağı önerisinin genel kurul aşamasına gelmediğini hatırlatarak, göreve gelmesinin ardından öneriyi yeniden paydaşların görüşüne sunduklarını ve genel kurulda olgunlaştırma konusunda çalıştıklarını söyledi.

YÖK Genel Kurulu’nun yaklaşık 6 ay boyunca yoğun çalışmalar yaptığını anlatan Çetinsaya, önerileri, maddeleri, temel fikirleri yoğun şekilde tartıştıklarını, diğer yandan çalıştaylar düzenleyerek farklı paydaşlardan görüş aldıklarını dile getirdi. Prof. Dr. Çetinsaya, Eylül ayından itibaren bu fikirleri Üniversitelerarası Kurul’da tüm rektörlerle tartıştıklarını, üniversitelerin de kendi toplantılarını yaptıklarını kaydederek, yaklaşık bir aylık sürecin sonunda gelen fikirleri tekrar değerlendirdiklerini ve kamuoyuyla paylaşılabilecek yeni bir metin hazırladıklarını belirtti.

Düzenledikleri basın toplantısıyla 5 Kasım 2012′de taslak önerisini kamuoyuyla paylaştıklarını anımsatan Çetinsaya, “En önemli paydaşımız olan Üniversitelerarası Kurul ve üniversitelerimiz fikir ve eleştirilerini söylemeden kamuoyuna çıkmak doğru olmayacaktı” dedi. 5 Kasım ile başlayan sürecin çok verimli olduğunu ifade eden Çetinsaya, o zamandan bu yana YÖK Yasa Taslağı’nın tartışıldığı siteyi 210 bin kişinin ziyaret ettiğini kaydetti.

Yasa taslağının paylaşıldığı sitenin artık yasayla ilgili görüşlerin ötesinde insanların yükseköğretimle ilgili görüş ve önerilerini dile getirdiği bir platform haline geldiğini ifade eden Çetinsaya, “Biz bunu zannederim yasa süreci sona erdikten sonra da yükseköğretimin diğer meseleleriyle ilgili kullanabileceğiz buradaki görüş ve fikirleri. Ayrıca yasanın bundan sonra yürüyeceği yolda yani Bakanlar Kurulu ve Meclis aşamasında da bu web sitesindeki fikir ve eleştiriler etkili olmaya devam edecektir” diye konuştu.

Her kesimden insanların burada görüş bildirdiğini, üniversitelerden senatoların ve üniversite mensuplarının, sivil toplum örgütlerinin fikirlerini aldıklarını, medyada yer alan eleştirilerin sitede yayınlandığını ifade eden Çetinsaya, rektörlerle tekrar görüştüklerini, üniversitelere tekrar gittiklerini, YÖK bünyesinde her gün yaklaşık 300 kişiyi ağırladıklarını söyledi.

Prof. Dr. Çetinsaya, sözlerine şöyle devam etti:
“Diyebilirim ki söylenmedik söz, sorulmadık kişi bırakmadık. O bakımdan da içimiz rahat. Bütün bu eleştirileri de oturup analiz ettik, tahlil ettik, takımlar kurduk. Bu takımlar birbirinden bağımsız çalıştılar ve gerek yazılı gerekse dijital ortamda gelen bütün eleştirileri, önerileri, teklifleri madde madde tahlil ettiler ve Genel Kurul’un önüne koydular. Biz de tabiri caizse kamplara girdik. Bütün bu eleştirileri, önerileri, teklifleri masaya yatırıp Genel Kurul havası içerisinde belli değişiklikler yaptık. Kamuoyuna açıklandığında eleştirilerin önemli bir kısmının karşılandığı görülecek.”

“İhtiyaç duyulan anayasa değişiklikleri de metne eklendi”

Çalışmaların artık bir doygunluk noktasına geldiğine, çalışmanın Bakanlar Kurulu ve TBMM aşamasında devam etmesi gerektiğine inandıkları aşamada noktayı koyarak MEB’e gönderdiklerine işaret eden Çetinsaya, “İnternet sitemiz aracılığıyla gönderdiğimiz metni tüm kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.
Metinde bir genel gerekçenin olduğuna dikkati çeken Çetinsaya, teklif edilen önerinin anlamlı olabilmesi için Anayasa’nın 130 ve 131. maddelerine ilişkin ihtiyaç duyulan değişikliklerin de taslak önerisine eklendiğini ifade etti.

21. yüzyılın dünya ve Türkiye’si hedefleri ve parametrelerine yönelik bir yükseköğretim yapılanmasının elzem olduğunu vurgulayan Çetinsaya, şöyle devam etti:
“Bu yeniden yapılandırmanın bir aracı da tabii ki yasa. Baştan beri vurguladığımız gibi 1980′lerin başında hem sınırlı sayıda üniversitenin olduğu hem de Soğuk Savaş dönemi ve bir askeri rejim sırasındaki bir Türkiye’de üretilmiş, ortaya çıkmış bir yasadan bahsediyoruz. Her bakımdan, her manada değişmesi gereken bir yasayla karşı karşıyayız. Burada da en önemlisi endoktrinasyon, merkezileştirme ve tek tipleştirmenin olmadığı bir yasa başlıca hedefimizdi. Nitekim bu hedef doğrultusunda bütün eksikliklerimize, eleştirilere rağmen yine de üzerinde tartışılabilir, çalışılabilir daha öteye götürülebilir bir yasayı ortaya koyduğumuza inanıyorum.”

Yasa tasarısında çeşitliliğin önerildiğini hatırlatan Çetinsaya, Türkiye’deki 170′e yakın üniversitenin aynı kefede olduğu, aynı elbisenin giydirildiği bir üniversite yapısı yerine farklı boyutlarda çeşitliliğin ön planda olduğunu söyledi. Bu çeşitliliğin yükseköğretim alanını zenginleştireceğine inandığını dile getiren Prof. Dr. Çetinsaya, “Bu tek tiplilik meselesinin aşılacağına inanıyorum” dedi.

Artık her üniversite senatosunda alınan kararın Ankara’da onaydan geçtiği bir düzenden değil, üniversitelere tanınmış hakların, üniversite senatoları tarafından bizzat kullanılacağı bir sistemin oluşturulacağını söyleyen Çetinsaya, “Bunun karşılığında her çağdaş sistemde olduğu gibi bu sorumluluğu taşıyan kurumlar hesap verilebilirlik ilkesi doğrultusunda da belli süreler sonunda bu hesabı verecekler. Aldıkları kararların doğruluğunu, yanlışlığını, rasyonelliğini bağımsız kurumlara hesabını vererek sorumluluğu taşıdığını gösterecekler” değerlendirmesinde bulundu.

“Üniversitelerde araştırma, geliştirme boyutunun öne çıkacak”

Bilimsel rekabetin 21. yüzyılın dünyası için çok önemli olduğunu vurgulayan Çetinsaya, üniversitelerde araştırma, geliştirme boyutunun öne çıkacağını, taslağa bilimsel rekabetin teşvik edileceği tüm mekanizmaların konulduğunu bildirdi.

Bilimsel rekabetin, bilimsel araştırma sınırları içerisinde olacağına işaret eden Çetinsaya, denetim ve kalite güvencesi sistemlerine önem verdiklerini, kalite güvence sistemini bir temel esas olarak taslak önerisinde yer aldığını söyledi. Yükseköğretim sistemindeki bazı konuların sayıların büyüklüğü nedeniyle Kurul olarak müdahale edilmesine ve radikal çözüm önerilerine uygun olmadığını dile getiren Çetinsaya, bunların ancak Bakanlar Kurulu ve TBMM aşamasında yapılabilecek düzenlemeler olduğunu söyledi. Çetinsaya, “Meslek yüksekokullarının konumu ve ikinci öğretim meselesine ilişkin bizden bir üst seviyede daha iyi yetkinlikte, daha iyi kararlar alınacaktır eminim” dedi.

Yasa taslağını sunulmasından sonraki süreçte uluslararasılaşma ve nitelikli öğretim elemanı yetiştirme konularına ağırlık vereceklerini dile getiren Çetinsaya, 21. yüzyıl hedeflerini tutturulmak isteniyorsa mutlaka, niceliksel büyümeyi niteliksel büyümeye dönüştürerek bunu kalite süreçleriyle taçlandırmanın gerektiğini söyledi.

“Gönül rahatlığıyla…”

Devlet üniversitelerinin yarısının 2006′dan önce kurulduğunu bunlardan en gencinin 20 yaşında olduğunu, diğer yarısının ise 2006′dan sonra kurulduğunu belirten Çetinsaya, “Bu iki grup üniversiteyi aynı yasada buluşturmak, aynı ilkeler, maddeler etrafında buluşturmak çoğu zaman bizi zorladı, yoğun tartışmalara sevk etti” diye konuştu.

Mali ve hukuki konularda da bazı açmazlarla karşılaştıklarını dile getiren Çetinsaya, şunları söyledi:

“Benim de dahil olduğum birçok kurul üyesi arkadaşımız daha kısa, daha öz bir çerçeve yasa konusunda fikirler öne sürdük. Ama hukukçu ve maliyeci uzmanlarımız, görüş aldığımız kişiler, bunlar ayrıntılı yazılmazsa kanunun işlemeyeceğinin, kanundaki hükümlerin yürürlüğe konamayacağını, bir sonuç alamayacağı görüşü bildirince açıkçası mümkün olduğu kadar onların yedirmeye çalıştık. Bir ikinci boyut ise mali hükümler konusu. Bizim kurulumuzun gerek bilgi kapasitesini ve yetkinliğini aşan konular. Mali alanda yapılacak temel değişikliklerin de Bakanlar Kurulu seviyesinde daha yetkin bir şekilde masaya yatırılabileceğini umuyoruz. Yine personel rejimiyle ilgili konular. Çok tartıştığımız, çok öneri getirdiğimiz konular oldu ama sonuç olarak ülkemizde memur rejimini değiştirebilmek, sözleşmeli olsun diğer konular olsun bizim bile ötemizde, ülke siyasetini ilgilendiren konular.

Özlük hakları da bir başka konu. Sunduğumuz yasa önerisinin gerekçesinde de ifade ettik. 2023 hedeflerini karşılayacaksak bunun en önemli unsuru nitelikli insan gücü yetiştirmek, nitelikli araştırmacı, akademisyen yetiştirebilmek en parlak beyinleri akademiye çekebilmek. Bunun iki yolu var. Bir tanesi nitelikli eğitim kurumlarını ortaya koyacaksınız ki dünya çapında eğitim, öğretim kurumlarını, araştırma kurumlarını ki bu insanlar kendilerini oralarda yetiştirebilsinler.

Ama bir yandan da en nitelikli akademisyenleri üniversitelerimize çekeceksek özlük hakları her şey değil ama en önemli unsurlardan bir tanesi. Bu manada da bunun da olmazsa olmaz bir konu olduğunun altını çizdik. Bu konunun da Bakanlar Kurulu aşamasında yetkinlikle değerlendirileceğine inanıyorum.”

Rektörlük seçimi için üç ayrı model

Yeni yasa taslağı önerisindeki rektörlük seçimleri, rektörlerin yetkilerine yönelik sorular üzerine YÖK Başkanı Çetinsaya, kendilerine de “rektörlerin çok güçlü olduğu” yönünde bazı eleştirilerin getirildiğini belirtti.

“YÖK önemli yetkilerinin bir kısmını üniversitelere devrediyor, üniversitelere devredilen bu yetkilerin önemli bir kısmını da senatolar ve üniversite yönetim kurulları kullanacak” diyen Çetinsaya, senatolar ve yönetim kurullarının da seçimle gelen öğretim üyelerinden oluşacağını söyledi.

Bölüm başkanlığından başlayarak, dekanlık, fakülte kurullarının seçimle belirleneceğini, bunlardan da üniversite senatosu ve yönetim kurullarının oluşturulacağını dile getiren Çetinsaya, şöyle konuştu:

“Rektörlük konusuna gelince bu bizde en çok tartışma yaratan konulardan biri oldu. Üç farklı alternatifle kamuoyunun önüne çıkıyoruz, daha doğrusu bir üst merciye üç farklı alternatifle sunuyoruz. Bir tanesi şu anda olduğu gibi seçim, kampüslerde seçim yapılması önerisi. Diğeri üniversite meclisi denilen bir model. Üçüncüsü ise rektör adaylarını belirleme komitesi yoluyla, bir kurulun gelen başvuruları değerlendirip üçe indirdiği ve bunu da YÖK’e veyahutta Cumhurbaşkanına sunduğu bir model.”

Yeni düzenlemeyle rektör atamalarının mevcut sistemde olduğu gibi Cumhurbaşkanı tarafından mı yapılacağının sorulması üzerine de Çetinsaya, “O anayasa değişikliğine bağlı bir konu. Oraları kurul veya cumhurbaşkanı şeklinde bıraktık. Çünkü anayasa değişikliği olup olmayacağına göre. Mevcut anayasaya göre Sayın Cumhurbaşkanının atamasıdır ama farklı önerilerde durulacaksa önce anayasa değişikliğinden emin olunması gerekir. O bakımdan oraları alternatifli bıraktık, kesin bir şey söylemedik” yanıtını verdi.

Kalite güvence sistemi

Çalışmalarında yetki devri ve hesap verilebilirliği önemsediklerini ifade eden Çetinsaya, “Sayıştay denetimleri var. O zaten kendi kulvarında yürüyor. Biz bunun dışında iki tür denetim öneriyoruz. Biri mevzuat denetimi dediğimiz bir denetim. Bunu bizde yeniden yapılanan denetleme organı yapacak. Bir de bütün dünyada yükseköğretim sistemlerinde geçerli olan kalite güvencesi sistemi. Bağımsız kalite ajansları yoluyla akademik denetim bu süreçlerde gerçekleştirilecek. Böylece mali, idari ve akademik denetim bütün olarak karşılanmış olacak” dedi.

Çalışmada YÖK’ün üst kurullarının belirlenmesinde ne gibi yeniliklerin bulunduğunun sorulması üzerine Çetinsaya, şöyle konuştu:

“Metinde, Yükseköğretim Kurulu ile ilgili kısımlara baktığınızda bir kuruma dönüştüğünü fark edeceksiniz, uzmanların ve uzman yardımcılarının istihdam edildiği bir kuruma dönüşüyor, profesyonel bir bürokratik örgüte dönüşüyor Yükseköğretim Kurulu. Yeni daire başkanlıkları, yeni ihtiyaç alanlarına göre oluşturulmuş yeni birimler oluşturulması teklif ediliyor. Genel Kurul ile ilgili de farklı öneriler getiriyoruz. Genel Kurul, Yürütme Kurulu tartışması da çok yapıldı ama farklı fikirlerin temsil edilebilmesi ve farklı görüşlerin bir arada tartışılabilmesi açısından genel kurul yapısının devam ettirilmesi fikri öne çıktı.

Bir de ‘YÖK’ün küçülmesi’ meselesinin tartışması yapıldı. Burada da iki eğilim ortaya çıktı. ‘YÖK’ün üyelik sayısını azaltalım’ diyenler, ‘yetkilerini azaltalım’ diyenler de vardı. Yaptığımız tartışmada YÖK üyeliklerinin sayısının azaltılmasının YÖK’ü küçültmek demek olmayacağını, bunun yerine mümkün olduğu kadar üniversiteler yetki devri vermemiz gerektiği fikrini öne çıkardık.”

“YÖK’ün siyasallaşacağı” iddiaları

Yapılacak düzenlemeyle “YÖK’ün daha da siyasallaşacağına” yönelik iddiaların hatırlatılması üzerine Çetinsaya, şu açıklamalarda bulundu:

“Sonuç itibarıyla bu YÖK Genel Kurulu’nun çeşitli aşamalardan geçerek, çeşitli süreçlerden geçilerek ortaya çıkarttığı bir metin. Bu metinde herhalde bir kurulun kendisi hakkında karar vermesi ve bir şeyi teklif etmesi doğal olarak o metnin en zayıf kısmı olarak da görülebilir bu da haklı bir görüştür. O yüzden kendi aramızdaki tartışmalarımızı yaptık, iki farklı öneri getiriyoruz ama bizim 

ötemizdeki merciler ve paydaşlar aslında bizim hakkımızda karar versinler istedik. Yükseköğretim sistemindeki farklı görüşlerin ve farklı paydaşlarının görüşlerinin yansıması açısından Genel Kurul’un hayatiyetini ve devamını önemsiyoruz. Buradaki kritik nokta Genel Kurul’un sayısından, seçilme kaynaklarından çok orada da farklı alternatifler getirdik, bunlar tekrar düzenlenebilir, değiştirilebilir, tasarrufların yetki devirleri konusunda olmasının gerektiğini düşünüyorum.”

“Yeni öneriye bakanlar ‘vergi rekortmeni’ kelimesini göremeyecek”

Üniversitelerin ticarileşeceği yönündeki eleştirilere yönelik görüşü sorulan Çetinsaya, şu yanıtı verdi:

“Yasa önerimizi tartışmaya açtığımızda iki büyük grupta eleştiri geldi. Bir tanesi öğretim üyelerimizin kendi kariyerlerini etkileyen meselelerdi. Doçentlikteki bekleme süreleri, dil meseleleri gibi. Yeni ortaya çıkarttığımız öneride bunların büyük kısmının karşılandığını göreceksiniz. Diğer grup ise sisteme yönelik eleştirilerdi. Burada da iki paradigma karşı karşıya geldi. Biri meslektaşlar yönetimi paradigması diğeri şu anda dünyada revaçta olan vergi verenlerin veya paydaşların yönetimi paradigması. Somut olarak bakıldığında ise bir vergi rekortmeni meselesi. Yeni öneriye bakanlar vergi rekortmeni kelimesini göremeyecekler. Bir de lisans ofisi veya teknoloji transfer ofisi konularında eleştiriler oldu. Açıkçası çeşitlilik ilkesine inanıyorsak farklı modellerin, farklı düşüncelerin bir arada yaşayabileceğini öngörüyorum. Önemli olan eski tek tipliliği üniversitelerin üzerine giydirmemektir. Herkes endüstriyle ilişki kuracak herkes bilgiyi ticarileştirecek gibi söylemlere ve düzenlemelere girişmememizdir. Ama küreselleşmenin, 2023′ün, 21. yüzyılın dünyasında da üniversiteleri mutlaka bilimsel anlamda rekabet edebilmesi, endüstriyle etkileşime girmesi, patentler üretmesi kaçınılmaz bir şey. Ama bunu yaparken gerçek anlamda bilgi, hikmet ve ilim peşinde koşanların da önünü kesmememiz ve onları da teşvik etmemiz gerekir.”

“Öğrencilere oy hakkı” tartışmaları

Süreçte çalışmayla ilgili her kesimin görüşünün alınıp alınmadığının sorulması üzerine Çetinsaya, “Ben, ‘gönül rahatlığıyla bütün eleştirileri aldık’ diyorum. ‘Bunları da bütün açık yüreklilikle herkese sunduk’ diyebiliyorum. Çünkü internet sitemize bakarsanız en radikal eleştiriden en farklı öneriye kadar her şey bütün kamuoyuna açtık hem de kendi kurulumuzla bunları gözden geçirdik. Söylenecek bütün sözlerin söylendiğini ve bütün eleştirilerin ifade edildiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Öğrencilerin taleplerinin çalışmada yer alıp almadığının sorulması üzerine Çetinsaya, süreçte hem rektörlerle hem öğrenci temsilcileriyle görüştüğünü hatırlattı. Öğrencilerin de tekliflerini aldıklarını ve birtakım düzenlemeler yaptıklarını anlatan Çetinsaya, “Şu aşamada bölüm kurulundan başlayarak öğrenciler temsil edilecek, öğrenci konseylerinin ayrı bütçeleri ve fiziksel imkanları olacak ve bütün kurullarda temsil edilecek” dedi.

Öğrencilerin oy verip veremeyeceğinin sorulması üzerine Çetinsaya, “Hukukçulardan aldığımız görüş, oy vermenin hukuki sonuçları da olacağı için bunun öğrencilerin statüsü dolayısıyla onlar için dezavantajlı, onların zararına olabileceği gibi görüşler bildirildi. O bakımdan da biz ‘oy hakkı olmaksızın’ diye şu aşamada görüş bildirdik. Bizim önereceğimiz bir değişiklik, bunu yasadaki diğer maddeler için de söylüyorum, farklı yasalarda farklı değişiklikler getirdiği için belli bir yere geldik ve durduk. Onun ötesinde bundan sonraki mercilerde oy hakkı da tanınabilir belki onların bundan zarar görmemesi için de ilgili kanunlarda değişiklik de yapılabilir” dedi. 

Başvurular sona eriyor

2013 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemine (ÖSYS) başvuru işlemleri 15 Ocak Salı günü sona erecek.

Adaylar, 2013-ÖSYS Kılavuzu ile Aday Başvuru Formuna ÖSYM’nin (http://www.osym.gov.tr) internet adresinden ulaşabilecek. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak. Adaylar isterlerse başvuru merkezlerine gönderilen örnek kılavuzları da başvuru süresi içinde başvuru merkezlerinde inceleyebilecek.

Ortaöğretim Kurumu (Okulu) Müdürlükleri ve ÖSYM Sınav Merkezi Koordinatörlükleri ÖSYS’de başvuru merkezi olarak görev yapacak.

Henüz mezun olmamış son sınıf düzeyindeki adaylar, başvurularını okullarının bağlı olduğu başvuru merkezine yapacak.

Mezun durumdaki adaylardan 2011-ÖSYS ve 2012-ÖSYS’nin her ikisine de bir başvuru merkezi aracılığıyla başvurmamış olanlar ile 2011-ÖSYS veya 2012-ÖSYS’ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar, başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilecek.

Mezun durumdaki adaylardan 2011-ÖSYS veya 2012 ÖSYS’den birine başvuru merkezi aracılığıyla başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayanlar başvurularını isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla, isterlerse diledikleri bir başvuru merkezine başvurarak yapabilecek.

2013-ÖSYS’ye (sınavsız geçiş dahil) ilişkin başvurma, başvurma koşulları, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler 2013-ÖSYS Kılavuzunda yer almakta. 2013-ÖSYS’ye başvurmak isteyen adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir.

2013 ÖSYS Kılavuzu görme ve işitme engelli ÖSYS adayları için sesli ve görüntülü olarak da hazırlandı. Kılavuz, uzman kişiler tarafından, görme engelli adaylar için sesli ve işitme engelli adaylar için de işaret dilinde video görüntüsü olarak hazırlandı. Video görüntülerine adaylar ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden erişilebilecek. 

e-postayla torpil teklifi

Tunceli Üniversitesi’nde yaşanan e-mail karışıklığı bir “akademik jürideki” torpil olayını açığa çıkardı.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Batu, “torpil yapılmasını” istediği bir akademisyenle ilgili e-maili, doçentlik jürisine atanan bir profesöre yollamak yerine yanlışlıkla akademisyenlerden oluşan bir mail grubuna gönderdi.

Tunceli Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Batu’ya yılbaşında bir kutlama mesajı gönderdi. Prof. Dr. Çopur’un yılbaşı mesajına 9 Ocak 2013 tarihinde cevap yazan Prof. Dr. Ali Batu, e-mailinde, iddiaya göre şöyle dedi:

“Saygıdeğer Utku Hocam merhaba,

Umarım iyisiniz ve her şey yolundadır. Hocam daha önce konuşmuştuk bu arkadaş sevdiğim bir dostum. Ekteki dosyanın size yardımcı olabileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı. Gönderilen e-mailin ekinde ise Tokat’taki Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde görevli Yrd. Doç. Dr. Cemal Kaya’nın yayınlanmış makalelerinin listesi ve açıklamaları yer aldı.

E-MAİLİ BÜTÜN GRUP GÖRDÜ

Prof. Dr. Ali Batu’nun, Prof. Dr. Ömer Utku Çopur’a yazdığı e-mail, Gıda Mühendisleri grubundaki herkes tarafından görülünce ’torpil e- maili’ tartışması başladı.
Bunun üzerine Prof. Dr. Ali Batu, e- mailin bütün grup üyelerine gittiğini fark etti, bu kez grup üyelerine hitaben bir e-mail yazdı.

Prof. Dr. Batu, ilk e-mailin ’sehven’ gönderildiğini belirterek şöyle dedi:

“Saygıdeğer Koordinasyon Kurulu Üyeleri,

Koordinasyon Kurulu’nun e-mail adresine tarafımdan sehven bir e-mail gönderilmiştir. Burada bir art niyet yoktur, aranmaması da gerekir. Bu konuları her birimiz çok iyi biliyoruz ki, her zaman iyi olan dosyalar kazanmaktadır.
Haksızlık her nerede olursa olsun, yıllardan beri mücadelesini veren birisi olarak hiçbir kimsenin haksız olarak kayrılmasına karşıyım ve istemem de.

TEPKİ E-MAİLLERİNİ SİLDİRDİ İDDİASI

Prof. Dr. Ali Batu’nun, Bursa Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Utku Çopur’a yazdığı e-mailin Gıda Mühendisliği grubundaki herkese gitmesinin ardından, bazı üyeler duruma tepki gösterdi.

Niğde Üniversitesi’nden bir profesör, “Hayrola bu nedir? Kim kime nasıl yardımcı oluyor? Neler dönüyor? Bu liste ne amaçla kullanılıyor? Lütfen bir açıklama” diye yazdı.

Aksaray Üniversitesi’nde görevli bir profesör ise gönderilen e-maile “ilginç” diye yazdı.

İddiaya göre Prof. Dr. Batu’nun, gruptaki arkadaşlarından rica ederek, tepki maillerinin silinmesini ve grup içinde mesajlaşmayı durdurmalarını istedi. Bu isteğin ardından da e-mailler kesildi.

Alan sınavı ne zaman?

ÖSYM Başkanı Demir, öğretmenlik alan sınavı öncesi, her alan için örnek sorular hazırlayacaklarını söyledi.

ÖSYM Başkanı Ali Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda 15 alanda öğretmenlik alan sınavı yapacaklarını hatırlatarak, sınavın 14 Temmuz’da yapılmasının planlandığını ifade etti.

Öğretmenlik alan sınavına ilişkin çalışmaların başladığını belirten Demir, ”Sınav hazırlıklarımızı zamanlamasına paralel olarak gerçekleştiriyoruz. Her alan için örnek sorular hazırlayacağız” şeklinde konuştu.

Demir, bu testin alt alanlarını, her bir alandaki soru sayılarını ve örnek sorularını yayınlayacaklarını kaydederek, ”Adayların bu sorular doğrultusunda çalışmalarını yürütmelerini tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.